TOLL FREE +44 800 170 0599
MEMBER LOGIN
WEBTRADER LOGIN
Not a member? Sign Up Now!
Flag
Türkçe
Ana Sayfa
HFX HESAPLARI
TİCARET ARAÇLARI
EĞİTİM
TİCARET ÜRÜNLERİ
Destek
ŞİRKET
  • Tight Spreads
  • Bullet
  • Education Center
  • Bullet
  • User -Friendly Platform
  • Bullet
  • Secure and Reliable
  • Bullet
  • Support 24/7
Start Trading

Sözlük

The HFX glossary contains important terms and phrases to enhance your financial literacy and understanding of economic events. Each word is listed and categorized alphabetically for for easy finding.

Kısa Vadeli Hazine Tahvili:

İngilizce “T-Bills” (Treasury Bills) olarak bilinen bu tahviller ABD hükümetinin borçlanma araçlarıdır. Bir yıldan az süren bir olgunlaşma dönemine sahiptir ve en ünlü bonolar 3 ve 6 aylık hazine bonolarıdır.

 

Sıradan Hisse Senetleri:

Hisse senedi, şahıslar veya şirketler tarafından belirli bir şirketteki iyeliklerini temsil etmek üzere satın alınan bir tür kurumsal öz kaynak iyeliğidir. “Sıradan” şeklinde adlandırılmalarının sebebi özel niteliklere sahip olmamalarıdır ve bunlar, herhangi bir zincir gerektirmeden satın alınmaya açıktır.

 

Borsalar:

Bunlar, menkul kıymet ticaretinin ve değiş tokuşunun yapıldığı piyasalardır. Menkul kıymetler, bir kurum üzerinde belirli bir yüzde oranındaki ortaklığın delili olarak görülebildikleri gibi, o kuruma verilmiş bir borç, hatta başka menkul kıymetlerden oluşan bir grup olarak da kabul edilebilirler ve futures (vadeli alım satım) veya forwards değil spot piyasasında el değiştirirler.

 

Finans Piyasaları:

Bunlar, parayla ilgisi olan her şeyin, finans araçlarının ve vadeli sözleşmelerin (futures) ticaretinin yapıldığı piyasalardır. Finans piyasaları borsalar ve diğer birçok piyasayı da içerir, dolayısıyla “Finans piyasaları”, paradan paraya veya paradan finans araçlarına alım satım işlemleri ile ilgilenen her türlü piyasayı tanımlamak için kullanılabilir. Bunun anlamı, finans piyasalarının ticarette herhangi bir değiş tokuşu içermiyor olmasıdır.

 

Yükselen Piyasalar:

Bunlar büyük isme sahip ABD piyasaları veya Japon piyasaları gibi olgunlaşıp gelişmemiş piyasalardır. Ancak yükselen piyasalar dünya çapındaki piyasaların %80’ini oluşturmaktadır ve körfez piyasalarını buna bir örnek olarak verebiliriz.

 

Varlıklar:

Bir şahıs ya da grubun sahibi olduğu değer toplamı. Buna, makineler, nakit, hatta marka ve alametifarikalar gibi fiziki olan ya da olmayan tüm varlıklar dâhildir.

 

İtfa:

Belirli bir para tutarının taksitler halinde ödendiği veya tahsil edildiği bir süreç. Her taksitin gelecekte ne zaman ödeneceği ya da tahsil edileceği önceden bilinir.

 

OPEC:

OPEC, Organization of the Petroleum Exporting Countries (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) adı verilen, petrol fiyatlarının istikrarını temin etmek ve tüketici ülkeler için hazır petrol bulunmasını garanti altına almak ve bu şekilde üreticiler için tatmin edici getirilere karşılık tüketiciler için iyi fiyatlar belirleme denkleminde iyi bir sonuca ulaşmak üzere üye faaliyetlerini organize eden bir örgütün isminin kısaltılmış halidir. Petrol bakanlıkları, petrol piyasasındaki en son gelişmeleri gözden geçirmek, geleceğe yönelik beklentileri ele almak ve üye ülkeler tarafından üretilen miktar hakkında doğru kararları almak için yılda iki kez bir araya gelir ve toplantıların bitiminde nihai bildiri hakkında duyuruda bulunulur.

 

Orta Vadeli Hazine Tahvili (Treasury Note):

ABD hükümeti tarafından çıkarılan kısa dönemli, ama olgunlaşması bir yılı aşan borç tahvilleridir. Elinde orta vadeli hazine tahvili bulunduran biri hükümete bu tahvilin değeri kadar borç vermiş olur ve bundan alacağı geri dönüş, o tahvilin üzerinde yazılı değer üzerinden bir getiri olacaktır.

 

Fiyat İstikrarı:

Bir ürünün fiyatının bir başka ürüne göre veya bir döviz cinsinin bir başka döviz cinsine göre belirli bir zaman dilimi boyunca nispeten dar bir bant içinde hareket ettiği durum.

 

Kapalı Ekonomi:

Diğer uluslararası ekonomilerle birlikte çalışmayan ve kendi kendine dayanan bir ekonomi olarak tanımlanabilen bir ekonomidir. Ancak günümüzde gerçek yaşamda böyle bir ekonomi örneği bulunmamaktadır.

 

Açık Ekonomi:

Dünyanın her yerinde günümüzde neredeyse tüm ekonomiler açık ekonomidir ve bu ekonomiler, kendileri ile “ödemeler dengesi” olarak adlandırılan raporda gösterilen diğer ülkeler ile arasındaki uluslararası ticaret nedeniyle açık ekonomiler olarak tanımlanır.

 

Kredi Krizleri:

Likiditenin kuruduğu ve bunu takiben finans kurumlarının şahıslar ve kurumlar için kredi başvurularını kabul etmekte daha zorlu ve tereddütlü davrandığı zaman finans piyasalarında meydana gelen felaket niteliğindeki durum. Genel anlamda konuşursak, bu durum, borç teminatı olarak kullanılan garantili varlığın reddedilmesi veya borcu geri ödeme gücünün azalması gibi koşullar ortaya çıktığında meydana gelebildiği gibi, merkez bankası politikasının, bir krize neden olabilecek şekilde, ekonomik duruma ve dâhili ekonomilere uygun olmadığı zamanlarda da ortaya çıkabilir.

 

Yapılandırılmış Yatırım Aracı:

Birçok farklı yatırımı bünyesinde barındıran tek bir yatırım portföyüdür. Bu şekilde uzun vadeli ve kısa vadeli borçlarda geri dönüşler arasındaki farkları kullanarak kazanç sağlanmaya çalışılır. Ancak bu borçların, sürekli olarak menkul kıymet ihracı yapmakla temsil edilen varlıklar (ABS) tarafından desteklenmesi gerekir. Amaç, elde edilen kazançları, düşük likidite ama yüksek getirilerle karakterize edilen uzun vadeli varlıklarda kullanmaktır.

 

Blue Chip Stocks:

Bunlar, en kötü zamanlarındayken bile düzenli biçimde kâr payları dağıtan, bunun yanında varlıkları için yüksek yüzdeli pasifler tutmayan sağlam bir şekilde yerleşmiş şirketler için duran stok tipleridir. Örneğin DAX, blue chipli şirketlerden oluşan bir endekstir.

 

Sınırlı Piyasalar:

Bunlar düşük likiditeli piyasalardır ve ticaret süreci normal marketlerdeki ticarete göre daha zordur. Ancak bu piyasalar yine de çok sayıda tüccar için caziptir birçok yatırım fırsatına sahiptir. Genel anlamda konuşursak, bu piyasalar temel olarak, geri dönüşlerin zamanla doğrudan bağlantı içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir ve bu, yatırım zaman ufkunun bu piyasalarda, normal piyasalara göre daha uzun olduğu anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu piyasalarda çok sayıda yatırımcı ticaret yapıyorsa da, bu piyasalarla normal piyasalar arasında karşılıklı ya da başka bir ilişki mevcut değildir.

 

İflas:

Şahıs ya da kurumların, borçlarının karşılığını artık ödeyemeyecek hale geldikleri zamanlarda meydana gelen durumdur. Bu durumda kurum gereken tüm bilgileri taşıyan bir dosya hazırlar, sonra da olgunlaşmış borçların ödenmesi için tüm varlıkların değeri satılmak üzere hesaplanır. Bu bir yana, ödemelerde de bir öncelik sırası söz konusudur. Başka bir deyişle garanti altındaki hisseler, bonolar ve banka kredileri ilk tahsilat hakkına sahiptir. Ardından sırasıyla toptan hisse sahipleri, tercihli hisse senetleri ve son olarak da sıradan hisse senetleri sahipleri gelir. Ancak iflas her zaman olumsuz bir şey değildir, zira bir yatırımcı veya grup için, bu kurumu satın alarak, tüm borçlarını ödedikten sonra onu tekrar inşa etme suretiyle yeni bir yatırım fırsatı anlamına gelebilir.

 

Sanayi Üretimi:

Madencilik ve kamu hizmeti yapan kuruluşların yanında, imal edilen ve tekrar imal edilen ürünler de dâhil olmak üzere, ekonomideki sanayi çıkışlarında meydana gelen değişiklikleri ölçmeye çalışan bir rapordur. Bu rapor aylık bazda, önceki ayın sonuçlarına kıyasla yüzde oransal değişiklik şeklinde yayınlanır. Rapordaki ölçüm, fabrikalar tarafından talep gören bir ürün grubuna dayanır. Raporla birlikte, üretim kapasitesi ile ilgili bir eklentiyle sanayi sektörlerine dair diğer raporlar da yayınlanır. Bunlar, baz yıla ait sonuçlarla yapılan karşılaştırma sonucunda tahmini enflasyon rakamlarını elde etmekte kullanılabilir. Bu endeksin yüksek noktası %100’dür ve eğer %82-85 arasında işlem görüyorsa, endeksin değeri, ekonomide bir enflasyon olduğu anlamına gelir; ancak eğer %80’in altında işlem görüyorsa bu, endeksin serbest olduğu ve ekonomi ve iş döngüsüne bağlı olarak ya büyüme ya da küçülme şeklindeki ekonomik değişiklikler hakkında ifade içerdiği anlamına gelir.

 

Hükümet Harcamaları:

Hükümetin teşvikler için ödediklerinin yanında, altyapı hizmetleri için yapılan harcamaların değeri ile genel yatırım havası için yapılan masrafların tümüdür. Kısaca, hükümet tarafından topluma ücretsiz bir hizmet sunmak üzere yapılan tüm harcamalar hükümet harcamaları olarak kabul edilir.

 

İnşaat Harcamaları:

İster ikamet amaçlı olsun isterse de olmasın, gerek özel mülke ait gerekse de kamusal nitelikli her türlü inşaat için harcanan para tutarını ölçen bir endekstir.

 

Kara Pazartesi:

Finans piyasalarının çöktüğü ve Dow Jones’un tek bir gün içinde %22 düşüş gösterdiği 19 Ekim 1987 tarihi.

 

Çifte Vergilendirme:

Bir yandan bir kurumun brüt gelirinin bir ülkede vergilendirilmesi, diğer yandan hisse sahiplerinden başka vergiler alınması durumu. Hisse sahiplerinden alınan vergi, hisse başına elde edilen getiri ile sahibi olunan hisse adedinin çarpılması ve bunun da vergi yüzdesi ile tekrar çarpılması yoluyla hesaplanır.

 

Dayanıklı Tüketim Malları:

Uzun süreli dönemler, temel olarak 3 yılı aşkın süreler için satın alınan ve tüketilen mallardır. Bu malların ölçümü, çoğu ülkede ticaret bakanlığı tarafından gerçekleştirilir. Amaç, fabrikaların ve üreticilerin, bu mallara yönelik gelecekteki talepleri karşılamak üzere bu sanayilerde daha fazla para elde etme kabiliyetlerini ölçmektir. Bu rapor iki endeks şeklinde ölçülebilir. İlkinde nakliye de dâhil olmak üzere tüm dayanıklı tüketim malları yer alırken ikincisi nakliye dışarıda bırakılarak hesaplanır.

 

Merkez Bankası:

Ülke içindeki para sisteminin takibinden sorumlu organizasyondur. Bunun yanında fiyat istikrarının korunmasından, büyüme ve enflasyon oranlarının takibinden ve piyasaya para sürümünden sorumludur. Ayrıca bankalar, diğer finans kurumları ve döviz rezervleri üzerinde denetimsel güce de sahiptir.

 

Açıktan Satış Yapanlar:

Yatırımcıların, sahibi olmadıkları hisseleri bir aracıdan ödünç alma eğilimi gösterdikleri bir satış işlemi tipidir. Yatırımcılar bu hisseleri, piyasalar aşağı yönlü bir grafik çizdiği bir dönemde, daha sonra onları tekrar daha düşük bir fiyattan alma amacıyla satarlar, zira bu, bazı kazançlar elde etme amacıyla finans piyasalarındaki dengesizliklerin getirdiği avantajlardan yararlanmanın bir yöntemidir. Yatırımcılar işlem fiyatları arasındaki farklardan faydalandıktan sonra, ödünç aldıkları hisseleri iade ederler. Bu, finans piyasasındaki, aşağı yönlü seyreden piyasalarda bile bir yatırım fırsatı sunan işlem türlerinden biridir. Bu, açık marketlerdeki bir kuralı gerçekleştirmektedir: “neyi önce yapacağın fark etmez, önce ister ‘kısa’, yani düşüş beklentisiyle açıktan satış yap istersen de ‘uzun’, yani yükseliş beklentisiyle satış yap; ama en önemli şey, uzun fiyatının kısa fiyatından düşük olmasıdır”.

 

İki Yönlü Ticaret:

İki ülke arasındaki, aralarındaki mal ve hizmet akışındaki büyümeyi ve yavaşlamayı temsil eden ticaret.

 

Treasury International Capital (TIC):

Bu endeks, yerel yatırımlarla yabancı yatırımların bir sonucu olarak ülke içine ve dışına yönelik nakit akışları arasındaki farkı ölçer. Bu da, gerek hisse senetleri, emlak ve teknolojik sanayi yatırımları olsun, gerekse de çeşitli ticari malların ihracatı şeklinde olsun, ülke içindeki yatırımların yerel ve yabancı yatırımcılar için ne kadar cazip olduğunun bir göstergesidir. Bu gösterge, Hazine ve acente senetlerinin, şirket tahvillerinin ve öz kaynakların akış takibini yapar. Yabancı ülkelerdeki Amerikan yatırımlarıyla ABD içindeki yabancı yatırımlar arasındaki farkı, milyon dolar cinsinden yapılan bir ölçümle gösterir.

 

“Bullish” – Boğamsı:

Para politikasının oluşturulması ve enflasyon oranlarını düşük tutma amacıyla faiz oranlarını yükseltme çabasına odaklanır.

 

“Bearish” – Ayımsı:

Para politikasının oluşturulması ve enflasyon oranlarını yüksek tutma amacıyla faiz oranlarını düşürme çabasına odaklanır.

 

CDO:

Teminatlı Borç Yükümlülüğü (Collateralized Debt Obligation – CDO), bonolar, krediler ve diğer varlıklardan oluşan bir havuzun desteğine dayanan, yatırım kategorisinde bir menkul kıymettir.

 

Enflasyon:

Fiyatlarda artış ve bir döviz cinsinin alım gücü paritesinin düşmesi. Enflasyon, Tüketici Fiyat Endeksi ve Üretici Fiyat Endeksi gibi çok sayıda gösterge tarafından ölçülür.

 

Değişken Maliyet:

Bir şirketin, üretkenlik büyümesiyle bağlantılı olan bir maliyet tipi. Değişken maliyetin artması sürümde bir artışı ve şirketin “normal olarak” daha fazla yükü üstlenmemesi gerektiğini belirtir. Değişken maliyetler, örneğin hammadde maliyetlerini içerir. Elbette, üretkenlikle sabit maliyetler arasındaki ilişkiden bahsederken enerji maliyetini, yakıt fiyatlarındaki büyük artış nedeniyle dikkate almadık.

 

 

Cari Hesap:

Cari hesap, ithal ve ihraç edilen mal ve hizmetler arasındaki farkın yanında, ekonominin içine ve dışına doğru akan paralar arasındaki farkı ölçen çeyrek yıllık bir endekstir. Buna, finansal varlıklara ve borçlara dair işlemler dâhil değildir.

 

Kişisel Gelir:

Bir bireyin, belirli bir süre içinde, yani yaklaşık olarak bir yıl içinde, üretimsel olan veya olmayan kaynaklardan gelen brüt yıllık toplam kazancı. Bu gelir sıradan bireysel işleri de içerir ve reel gelir, vergilerin kesilmesinin ardından ölçülür. Genel olarak, kişisel gelir sırasında tüketici harcamaları da belirlenebilir.

 

Ekonomik Döngü:

Herhangi bir şirketin, kuruluşundan başlayarak, olgunlaşma ile devam eden ve yıllanma sonucunda nihayet tasfiyesiyle sona eren doğal yaşam döngüsü.

 

İkinci Derecede Borç:

İkinci derecede borçlar, diğer borçlar arasında riskli olarak tabir edilen kredilerdir; bu krediler, haklarındaki yüksek temerrüt olasılığıyla ölçülürler. Krediyi sağlayanlar, paralarının geri ödenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalacaklardır, çünkü hiyerarşiye göre, birinci derecede alacaklılar ilk ödemeyi alacaklardır ve ikinci derecede borcun ödenmesinin sırası ancak bundan sonra gelecektir. Günümüzde, görülen yüksek temerrüt olasılığı nedeniyle, hükümetler, bankacılık sektörünün etrafından dolanma amacıyla bu borcu almaktadırlar.

 

Küresel Durgunluk:

Küresel durgunluğu, ya da resesyonu, tanımlamak için birçok farklı görüş vardır. Ekonomik açıdan, küresel durgunluk, GSYİH ardışık iki dönem boyunca gerilediği zaman ortaya çıkar. Genel olarak, Uluslararası Para Fonu (IMF), gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesinin %3 ya da daha az olduğu dönemleri küresel durgunluk olarak kabul etmektedir. Ekonomik döngüye göre, küresel durgunluk 8-10 yılda bir kez meydana gelir.

 

Stagflâsyon (Durgunluk İçinde Enflasyon):

Yüksek enflasyonla birleşmiş bir ekonomik durgunluk dönemi. Bu son derece ciddi bir aşamadır ve ekonomiler bundan çıkmak için büyük mücadele verir.

 

Düşük Gelir Grubuna Yüksek Faizle Verilen Mortgage:

Kredi geçmişi zayıf bireylere, mülk alımı amacıyla verilen mortgageler. Alınan bu mülkler teminat olarak gösterilir. Bu kredi oldukça riskli ve borcu alanın ödeme kabiliyeti son derece zayıf olduğundan, krediyi veren taraf, bu emlaki ipotek altına alır. Krediyi verenler, buradaki yüksek risk nedeniyle genellikle bu tip krediler karşılığında daha yüksek faiz oranları talep ederler.

 

Külçeler:

Külçeler, yüksek kaliteleriyle tanınan (%95’in üzerinde saf) ve genelde bir onsluk çubuk külçeler halinde şekillendirilen Altın ve Gümüş için kullanılan bir terimdir.

 

Mallar:

Para ya da başka bir mal karşılığında ticareti yapılan görünebilir mallardır. Genellikle, mallar, demir, bakır, altın, gümüş vs. gibi, üretim süreci içinde kullanılan hammaddeleri temsil eder.

 

Sermaye Malları:

Başka emtiaların üretiminde kullanılabilecek mallar. Bu emtialara örnek olarak, binalar, donanım ve makineler sayılabilir.

 

Birincil Piyasa:

Bir borsada yeni menkul kıymetleri kullanıma süren piyasa.

 

Karaborsa:

Ürünlerin, malların ve döviz cinslerinin her türlü şekilleriyle alt kategori teşkil ettiği ve kısıtlama veya kotalama kurallarının ihlaliyle kanundışı bir şekilde alınıp satıldığı piyasa olarak tanımlanır.

 

Mali Politika:

Para politikasıyla koordinasyon içinde işlev gören ve finansal dengeyi temin etmek üzere kullanılan, örneğin vergiler gibi, hükümet kaynaklı ekonomik politika.

 

Para Politikası:

Finansal dengeyi temin etmek üzere merkez bankaları tarafından uygulanan ve faiz oranları yoluyla ekonomik büyümeyi hedefleyen politikalar.

 

İhracatlar:

Bir ülkenin sınırları içinde üretilen ve daha sonra yurt dışındaki yabancı tüketicilere satılan ürünler. Bunlar ticari dengede hesaba katılır ve ülkeye gerek politik gerekse de ekonomik güç sağlar.

 

Talep:

Mal ve hizmet tedariki için ihtiyaç duyulan miktar. Bu miktarın artması, o üründen büyük bir miktarda bulunmadığı anlamına gelir ve bu da o ürünün fiyatının yükselmesine yol açar.

 

Hâsılat:

Bir yatırımdan, faiz veya kâr payları gibi şekillerde gerçekleşen geri dönüş miktarı. Bu genellikle, mevcut piyasa fiyatına kıyasla yıllık bir yüzde oranıyla temsil edilir.

 

Ticaret Açığı:

Ticaret bakiyesinde, bir ticaret açığı veya “negatif ticaret bakiyesi”, bir ekonominin ithalatlarının ihracatlarını aştığı durumlar için kullanılan bir terimdir. Bunun anlamı, dışarı para akışının, gelirlerden daha fazla olmasıdır.

 

Para Arzı:

Şahısların, şirketlerin, özel kurumların ve hükümete bağlı organların sahibi olduğu tahviller, akçeler, borçlar, krediler gibi likit araçlar miktarının tümü. Para arzı, hesabın tipine ve boyutuna bağlı olarak, birçok kategoriye ayrılır – M0, M1, M2 ve M3.

 

Vadeli Sözleşmeler:

Vadeli bir sözleşme, önceden belirlenmiş ileri bir tarihte ve fiyattan, alıcıyı belirli bir varlığı satın almaya, satıcıyı da o varlığı satmaya yükümlü kılan bir finansal sözleşmedir. Fiziksel ve nakit teslimatla gerçekleşebilir ve hem fiyat dalgalanmalarına karşı bir hedge tekniği olarak hem de spekülatif yatırım olarak kullanılabilir.

 

Forwardlar:

Bir türevin, şimdiki spot fiyat üzerinden, teslimat ve ödemenin gelecekteki belirli bir tarihte gerçekleşeceği şekilde alımı veya satımı.

 

Çapraz

Birbiriyle ticareti yapılan ve ikisinden biri dolar olmayan döviz çifti.

 

Eurodöviz:

Bazı ulusal hükümetler veya kurumlar tarafından, kendi ülkeleri dışındaki bankalara yapılan para yatırımları. Burada yatırılan para, ülkenin kendi para biriminden farklı bir döviz cinsinde olacaktır. Örneğin, ECB (Avrupa Merkez Bankası), Güney Afrika’daki bir bankada Avro cinsinden para yatırabilir.

 

Ticaret Fazlası:

Ticaret bakiyesinde bir ticaret fazlası, bir ekonominin ihracatlarının, ithalatlarından fazla olduğu durumları tanımlar. Ticaret açığının tersidir.

 

Devlet Sektörü:

Ekonomi içinde, merkez bankaları, kamu kuruluşları, hükümet bakanlıkları vs. gibi, hükümetin iyeliği altında bulunan sektör.

 

Alım Gücü:

Geçmiş ve gelecekteki ölçülere kıyasla, bir para biriminin temel bir birimi karşılığında ne kadar satın alabileceğinizi gösteren ölçüdür. Döviz cinslerinin birbirlerine karşı kuvvetini değerlendirmekte çok önemlidir ve başlıca enflasyon ölçütlerinden biridir.

 

Yazılı Değer:

Yazılı Değer veya bazen söylendiği şekliyle “itibari kıymet”, bir menkul kıymetin, onu piyasaya süren tarafından beyan edilen nominal değeridir; hisse senetleri için bu, sertifika üzerinde gösterildiği şekliyle, hisse senedinin orijinal maliyetiyken, bonolar için, bono sahibine olgunlaşma tamamlandığı zaman ödenen tutardır.

 

Baş Göstergeler:

11 adet ekonomik istatistikten biridir. Ekonomik döngüdeki iyileşme veya gerilemenin birkaç ay öncesinde yükselme veya düşüş eğilimi gösterir. ABD’de, baş göstergeler arasında şunlar sayılabilir: imalatçıların yeni siparişleri, satıcı performans endeksi, sabit aktifler üzerinde siparişler, Standard and Poor’s 500, yeni inşaat izinleri, temel dayanıklı tüketim malları, para arzı, hammadde fiyatları ve ortalama haftalık sınaî çalışma, tüketici kredisi ve işsizlik başvuruları. Bu göstergeler bir ekonomiden bir diğerine farklılık gösterir.

 

Tüketiciler:

Nihai mal ve hizmetleri alan toplum bireyleri.

 

Konut Başlangıçları:

Belirli herhangi bir ay içinde başlayan konut amaçlı bina inşaat projelerinin sayısı. Bu, konut sektörünün ve genel olarak ekonomik dayanıklılığın çok önemli bir göstergesi olarak kabul edilir. Eğer ekonomi sağlamsa insanların yeni konutlar satın alma eğilimi artar.

 

Askıdaki Ev Satışları:

Genellikle her ayın ilk haftasının başında yayınlanan, konut sektörü raporlarından biridir ve konut sektörü için baş göstergelerden biri olarak kabul edilir. Belirli bir zaman dönemi süresince aileler için konut satın alma amaçlı olup, konut için tüm ödemeler tamamlanana kadar satış olarak kabul edilmeyen sözleşmelerin adedini ölçer.

 

Ticaret Dengesi:

Her ülkede bilançonun en büyük kısmıdır. Belirli bir zaman dönemi süresince ithalat ve ihracat değerleri arasındaki farkı ölçer. Ancak, ticaret dengesi, bir ülke içinde ticareti yapılan somut mal ve hizmetlerden ayrı tutulur. Genel anlamda konuşursak, ihracatlar ithalatlardan daha yüksek olduğunda bir ticaret fazlası olacaktır, fakat eğer ithalatlar ihracatlardan fazla olursa ticaret açığı oluşacaktır. Bazı zamanlarda ödeme dengesi iki kısma ayrılır, biri hizmetler içinken diğeri mallar içindir – İngiliz ödeme dengesi gibi. Ayrıca, ister mallarda isterse de hizmetlerde olsun, diğer ülkelerle gerçekleştirilen uluslararası ticaret faaliyetlerini tanımlamak için “dış ticaret dengesi” terimi de kullanılabilir ve yine ticaret dengesi ile aynı şekilde ölçülür.

 

Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla:

Belirli bir zaman dönemi boyunca bir ülke içinde üretilen mal ve hizmetlerin tümünün piyasa değeridir. Bir ülkenin üretkenliğini ölçmeyi amaçlayan devlet düzeyli bir endekstir. Genellikle yılda dört kez önce ilk sonuçları içeren bir şekliyle yayınlanır ve ardından endeksin nihai sonucu olan düzeltilmiş bir versiyonu yayınlanır. Piyasalar üzerinde büyük etkiye sahiptir, zira ekonominin nihai görünümü olarak kabul edilir.

 

İthalatlar:

Ekonominin içine yurt dışından giren ve ticaret dengesinde hesaba katılan ürünler.

 

Uluslararası Ödeme Bankaları:

Ticari sözleşmeleri gerçek teslimatının gerçekleştiği bankalar. Bu bankalardaki işlemler marj olmadan gerçekleşir.

 

Tahsisat:

Genel olarak bir fon ya da aktifi belirli bir hesabın içinde kenara ayırmak ve aralıklarla dağıtmak anlamına gelir. Aktif tahsisatı belirli finansal koşullar altında kullanılır.

 

Nominal Değeri Azaltmak:

Bir aktifin girilmiş değerini, piyasa fiyatına kıyasla yüksek değerli kabul edilmesi nedeniyle azaltmak.

 

Yabancı Döviz Değişimi:

Dünya döviz cinslerinin, vadeli sözleşmelerin (futures) ve dünya endekslerinin ticaretinin yapıldığı piyasadır. “Yabancı” sözcüğünün ifade ettiği üzere her türlü küresel para ve fon buna dâhildir.

 

İşsizlik Başvuruları:

İşsiz kişilerin sayısını, bu kişilerin devlete iş için yaptıkları başvuruları sayma yoluyla ölçmeye çalışan bir rapordur ve bu tipteki ölçümler ekonomistler ve analistler tarafından, ülke içindeki işçi piyasası hakkında genel bir görünüm elde etme amacıyla takip edilir.

 

Bej Kitap:

Mevcut ekonomik koşulları araştıran ve özetleyen bir ekonomik rapordur. Genellikle yılda 8 kez, FOMC’nin (Federal Open Market Committee – Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantılarından iki hafta sonra Çarşamba günleri yayınlanır. Ancak bu rapor klasik ekonomik göstergeleri içermemekte, 12 bölgesel araştırmaya dayanarak bu araştırmaların sonucu hakkında 13 rapor almaktadır. Bu araştırmalar, ekonomi hakkındaki görüşlerini belirleme amacıyla ABD çapındaki federal banka şubelerinin üyeleri ile birlikte gerçekleştirilmektedir.

 

İşçilik Maliyeti:

Şirketler tarafından, işçilere, üretim, depolama, nakliye ve satış departmanları gibi yerlerdeki çalışmaları nedeniyle ödenen maliyet. İşçilik maliyeti, üretim maliyetlerine eklenen değişken maliyetler olarak görülebilir. Bu bilgiler genellikle, şirketler tarafından işçiliğe ödenen maliyetlerdeki değişimleri ölçme amacıyla istihdam raporunun bir parçası olarak yayınlanır. Amaç, ekonomideki enflasyon oranını etkileyecek olan üretim maliyeti hakkında genel bir bakış açısı elde etmektir.

 

Tankan Araştırması:

Japonya’da para politikası için planlama sırasında bir kılavuz olarak kullanılmak üzere Japon Merkez Bankası (BOJ) tarafından üç ayda bir yayınlanan bir istatistik ekonomik rapor.

 
Logo
Home Of Trading
+44 800 170 0599
Risk Warning: Trading in Forex and Contracts for Difference (CFDs) is highly speculative and involves a significant risk of loss. The information contained in this publication is not intended as an offer or solicitation for the purchase or sale of any financial instrument .Read More
SSSL Certificate Authority